SEÇBİR Konuşmaları 11: Çetin Çelik – Almanya’daki Türkiyeli Gençler: Önyargılar, Yaralanmalar – 6.12.2011

Almanya, eğitimde öğrenci başarısı ve sosyoekonomik köken bağlantısının en güçlü olduğu ülkelerden biridir. Göçmen çocukların okulu terk oranı Alman çocuklarından neredeyse iki buçuk kat daha fazladır. Birçok araştırma, bu durumu dezavantajlı sosyoekonomik köken ve/veya ailenin kültürel değerleriyle açıklıyor. Bu araştırmalar çocukların neden okulu terk ettiklerine dair çok değerli bulgular sunsalar bile, çocukların okulu nasıl terk ettiklerini açıklayamıyorlar. Çelik, derinlemesine mülakat ve katılımcı gözlem yöntemlerini kullanarak Almanya’nın Bremen şehrinde okulu terk etmiş bir grup Türkiyeli öğrencinin deneyimini ortaya koyuyor; okulu terk süreçlerinin zaman içinde nasıl geliştiğini, onların perspektifinden anlamaya çalışıyor. Araştırma bulguları, okulu terkin toplumdaki yaygın önyargılar, sosyoekonomik ve kültürel temelli yaralanmalar ve hayal kırıklıkları ile şekillendiğini gösteriyor. Sunuşta, hem ailesel ve çevresel hem de eğitim sisteminin örgütlenişinden ve işleyişinden doğan faktörlerin çocukların eğitim algısını nasıl etkilediği ayrıntılı olarak tartışılacaktır.

Çetin Çelik, 2003 yılında Ege Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra, yüksek lisansını 2007 yılında “Ulus-öteciliğin Eleştirel Bir Analizi; Berlin’deki Türkiyeliler” adlı teziyle Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümünde tamamladı. Ardından, 2011 yılında “Almanya’daki Türkiyeli Öğrencilerin Okul Terk Süreçleri ve Okulun Anlamı” adlı teziyle Bremen Uluslararası Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden doktora derecesini alan Çelik, şu anda Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesinde “İlköğretimde Okulu Terke Neden Olan Demografik, Sosyal ve Çevresel Faktörlerin Belirlenmesi Çalışması” adlı projede doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmaktadır. Çelik’in ilgi alanlarını, nitel araştırma teknikleri, göçmen entegrasyonu, karşılaştırmalı eğitim araştırmaları, okul-iş piyasası ilişkisi, eğitim eşitsizlikleri ve sosyal sermaye oluşturmaktadır.